''İsLaM DaVeTçİ...'s profileHak geldi batıl zail old...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
Hak geldi batıl zail oldu.sadakallahülazim....YA İBRAHİM OL KURBAN ET KALBİNDEKİ İSMAİLLERİ O KABENİN RABBİNE,YADA İSMAİL OL TESLİMİYYET GÖSTER RABBİNİN EMRİNE,KURBAN VESİLE OLSUN ATEŞTEN EMİNLİĞİNE... |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
tüm sanatçılar
her konuda
her bölümden
ilahi kur'an ezan ve islami sohbetler
kitab okumazmısınız
MP3 FORMATLI KURAN'I KERİM MEALİ DİNLEMEK İÇİN İNDİREBİLİRSİNİZ
karışık sohbetler
ÖZEL DİNİ KATAGORİLER
|
May 19 EY SANAL ALEM,SENKİ SANALSIN,SENKİ NİCE TEFRİKA'İ ALEMİN UYUYAN CANAVARISIN,BENKİ İBRAHİM OLDUM!!VE SENİ KURBAN ETTİM...Hak geldi batıl zail oldu.sadakallahülazim....YA İBRAHİM OL KURBAN ET KALBİNDEKİ İSMAİLLERİ O KABENİN RABBİNE,YADA İSMAİL OL TESLİMİYYET GÖSTER RABBİNİN EMRİNE,KURBAN VESİLE OLSUN ATEŞTEN EMİNLİĞİNE... 'Ama biz tenhalaşmıyoruz ki ' dedi genç kız gözlerini yere indirirken....!!
![]() Biz sadece sohbet ediyoruz..... Konuşuyoruz güncel mevzulardan, yazıdan ve kelimeden, gidişattan... zaman zaman havadan ve sudan… bazen derinlemesine, bazen öylesine… ama saatlerce.... Tenhalaşmıyoruz dedi genç kız ısrarla... Oysa neydi tenhalaşmak; kötü karakteri şeytan olan üç kişilik bir film seti… Ya da iki kişinin şeytana yol haritası çizdiği bir yarışın en önde seyreden otomobili… ![]() Bir yalnızın iki olabilmek adına nefsinde verdiği "kalbim temiz" brifingleri. .. kimine göre bir kapıyı kapatmak kadar basit bir eylem... kimine göre tüm kapalı kapıların üstüne kilitlendiği yarı karanlık bir sofa... Bazen bir kadın ve bir erkeğin diğer tüm beşerin soluk alıp vermesi kadar çok bahaneyi “doğru düşünce ve prensip” duvarlarına vurması, çarpması, kırması ama yok edememesi… Bazen de “biz iki olgun insanız, biliriz kendimizi” diyerek çiftlerin dağların zirvesinde, ya da ormanın gölgesinde, yahut ırmağın akışında, tenha adına en tenha neresi varsa orada bile tenhalaşamaması…yani yok edememesi o kesin hadis-i şerifi… sorumluluğunu buharlaştıramaması… o sorumluluk ki kadın ve erkeği saçından yada eteğinden kavrayıp kalabalıkların içine çekmeye muktedirdir… ![]() Ama biz tenhalaşmıyoruz dedi kız üstüne basa basa… Oysa ona göre sadece bir odada yalnız bırakılmışlık haliydi tenhalaşmak… bir bay-bir bayan; masa, koltuk ve sehpa, duvar, halı ve pencere…vs… oysa yaşanan neydi; bir bay-bir bayan; ekran, kablo ve teller, kodlar, 01 ler, adresler…vs… Bu açıdan bakmayı sevmedi genç kız “seslerimizi duymuyoruz mesela” dedi … oysa ses, havanın ses tellerini titretmesi ve dilin beyinden aldığı emirle o çıkan tınılara hükmetmesi demekti; ya dilim elime inip, parmaklarıma yürürse... mesela tuşların her biri ses teli hükmüne geçip, parmaklar dil gibi ona hükmediyorsa… öyle ya dile hükmeden akıl, parmağı başıboş bırakmaz değil mi? ![]() Ama bakışlar yok dedi kız... gözler, anlamın ruhtan süzülerek ışıldadığı tek yerdir dedi... "kaş ve göz yok!"dedi … oysa bakış; bir anlık iletinin yanıp sönen sarı lambasından sadece birkaç “an” daha fazla yaklaştırır günaha… camların önünde sevdiğinin bir bakışını yakalamak isteyen insanın duyduğu iştiyakın belki yüzde kaçını, muhabbet ve ünsiyet kurduğu bir kişinin “oturum açıldı” panosunu görünce de hissedebilir insan dediğin… söz bakıştan daha tehlikelidir bazen... aşık olduğu kişinin gözlerine yanıp yakılan bir insan iş muhabbete gelince dumura uğrar bazen.. yine ve daha fazla sözleri kalbi güneş gibi saran bir insanın gözlerini görmez olur aşık…yani söz o bedenin gözü, saçı, eli, ayağı oluveririr… Ama harama giden bir ayak, harama uzanan bir el yok ki dedi kız; oysa bazen tüm küçük adımları koca bir adıma sığdırıp tek adımda bulaşırız günaha… ve elin tek bir hareketi ve bazen masum bir “tık” sesi ; bazen o kadar da masum ve yalın olmayabilir… illa günah sıcak ve akıcı mıdır…seni alıkoyan her günah ister millerce uzağında olsun, ister ışık hızı yakınında olsun senin ceza sebebindir… ![]() Bir başka mütedeyyin bey ben eşimi aldatmam ki dedi özelindeki 12. bayanla konuşurken… biz nitelikli sohbet ediyoruz... sözüm ona beyin fırtınaları estirmektedirler… içeride yan odada çocuklarına laf anlatmaya çalışan hanımsa kendisine ne zaman sıra gelecek diye bekler durur… beklesin bey irşad etmektedir, cihad yazıları yazmaktadır… Normal yaşantısında tek bir beyle bile kişisel muhabbete girmeyen dindar bayanların adres defterinde onlarca bey ve bilgisayar başında geçen onlarca saat… “kendin”leştirirsin yazıyı ve imgeleri.. komiksindir… cazipsindir… denksindir.. ama çoğu kez Allah’a yalan söylersin… ben sadece din adına yazıyorum, öğrenip-öğretiyorum dersin… "kardeş" dersin ama bunun şimdilik olduğunu bilirsin… Velhasıl; insan gittiği her yeri kendileştirir… sanalı da, hayali de… içindeki isyankar yanına bir rumuz takar, isyan eder sinirlendiği konu başlıklarına… içindeki saldırgan yanına bir isim takar sevmediği şahıslara saldırır… kalbine hapsettiği aşık yanına bir isim takar ve site site maşukunu arar… bazen gününde değildir mütevazı takılır… ama asla ve asla kendi ismini kullanmaz.. kendi ismi mütevazi olamayacak kadar dik, saldırgan olamayacak kadar asildir… ![]() Aman canım sanal ortamdayız dedi kız son koz olarak… unutmayalım ki; tüm yaratılmışların ve tüm buudların, bildiğimiz-bilmediğimiz tüm alemlerin ve dahi sanal alemin ilahı yine Allah (CC) tır. Ve şeytan kendini götürdüğün her yerde ya eline ya parmağına musallat olmaya devam edecektir… Ve son söz kendimedir. Umarım(ey biçare)sen eriyip tükenmezden evvel sahip olduğun tüm plastikler eriyip kaybolur... ve sen bulduğun tek kömür parçasıyla ağaç kabuklarına yazı yazmaya mahkum edilirsin…. vesselamüaleyküm O erler ki, gönül fezasındalar,
Toprakta sürünme ezasındalar. Yıldızları tesbih tesbih çeker de,
Namazda arka saf hizasındalar. İçine nefs sızan ibadetlerin,
Birbiri ardınca kazasındalar. Günü her dem dolup her dem başlayan,
Ezel senedinin imzasındalar. Bir ân yabancıya kaysa gözleri,
Bir ömür gözyaşı cezasındalar. Her rengi silici aşk ötesi renk;
O rengin kavuran beyzasındalar. Ne cennet tasası ve ne cehennem;
Sadece Allah'ın rızasındalar... April 22 CAİZMİİİ!!??Mutlaka okumalısınız!!!
![]() ![]() internet msn ortamında karşıt cinsten tanıdık, mesela okuldan bir arkadasla,veya yabancı biriyle, arkadaşlık dairesi içinde, chat yapmak veya mesajlaşmak, veyahutta sohbet sayfalarında yazışmak, hal hatır sormak haberlesmek caiz mi?? ![]() bu probleme bir açıklık getirmek gerekir ve cevabımız şudur; Bir müslümanın başka Müslüman kardeşleriyle ister karşılıklı isterse sanal ortamda olsun konuşup dertleşmesi güzel bir şeydir. Ancak bu aynı cins olanlar içindir. Bir erkeğin bir kadınla konuşması ise bazı yönlerden dikkat etmeyi gerektirir. Örneğin aşk, sevgi, gıybet, yalan ve şehevi hisleri uyandıran şeylerden olursa bu kesinlikle doğru değildir. Bu konuda kişinin evli veya bekar olması fark etmez. Evli birinin günahı ise daha fazla olur. ![]() Fakat dini konularda Allah’ı, ölümü, ahireti ve dini duygu ve düşünceleri hatırlatan konuşmalar olursa elbette bunlar yasak olmadığı gibi sevabı da vardır. Ölçünüz bu olmalıdır. Bu ölçülerle hareket ettiğiniz zaman günaha girmeyeceğinizi ve kendinizi koruyacağınızı söyleyebiliriz. Ayrıca yaptığınız işi bir de vicdanınıza sormanızı tavsiye ederiz. Vicdanınız rahat değilse o işten vazgeçiniz. ![]() İleride evlenecek iki çiftin, sadece yanlarında akrabalarından birer kişi bulunmak şartıyla bir yerde oturup yalnız konuşmaları caizdir, hatta sünnettir. Fakat flört tarzı ilişkilerde kadın ve erkeğin yanlarında akrabaları bulunsa bile konuşmaları caiz değildir. Dinimiz zinayı yasakladığı ve haram saydığı gibi zinaya götüren yolları da tıkamış ve haram saymıştır. Aynı şekilde de internetten tanışılan birisi ile istediğiniz gibi havadan sudan konuşmak ve chatleşmek caiz değildir. şayet ona islamiyeti anlatıp sevdirmeye çalışsanız o başka meseledir. Yoksa başka tarzda konuşup sohbet etmek insanı yanlış neticelere götüreceğinden caiz görülmemektedir. Ayrıca Sağlam ailelerin ve aile bağlarının kurulabilmesi ve tesis edilebilmesi için, evliliğin sağlam temellere dayandırılması gerekir. Bu nedenle, İslamiyet görücü usulü teşvik etmekle beraber, adayların birbirleriyle görüşmesini de esas kabul etmiştir. ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() fakat helal dairesinden ayrılmamak müslümanın vazgeçilmez unsuru olmalıdır.. ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Buradan yola çıkarak diyebiliriz ki, birbirlerini hiç tanımayan ve ailece de tanışmayan iki kişinin internette birbirlerine verdikleri ifadelere güvenip de evlilik gibi ciddi bir işe yeltenmemeleri gerekir. Çünkü, bu şekilde ki bir tanışma hüsran ile sonuçlanabilir. Bizim kanaatimiz sizin veya herhangi bir insanın böyle bir yöntemle evliliği seçmemesidir. ![]() yine buradan yola çıkarak şunuda eklemekte yarar var sanırım.. bir erkek bir bayan zaruret olmaksızın yüz yüze olmasa dahi ister msn ister sohbet sayfalarında istediği gibi konuşamaz bu mevzuda islam gereken cevabı vermiştir ateşle barut sizce nekadar yan yana durabilir???? ![]() ve son olarak şunu eklemekte yarar görüyoruz ve diyoruz ki: ey iman nuru ile haşr olan mümin ve müminat, müslüm ve müslümat ''''efela ta'gilun''' aklınızı kullanmıyormusunuz:. buyuruyor ALLAH (c,c) evet hakikat ruhu ile hareket edip.. sığındım zatı hakka gel gidelim, biz hakkı hak, batılıda batıl bilelim. İNŞ. ![]() ![]() selam hakka tabi olan kulların üzerine olsun esselamüala menittebeal hüda.. Elbet bitireceksin birgün hayat mürekkebini, Nerede harcadın ömür sermayasini, Bırak yazan yazsın çizen çizsin! seni rabbin bilsin... April 19 SADECE SORUYORUM???sordum sanalda gezinen bacıma??
gerekli gereksiz dolaşan erkek kardeşime?? aldığım cevap şu!! islami bilgiler paylaşıyoruz nevarki bunda?? senn!! eyy bacım senn!! eyy yavrusundan ve ailesinden
ve özellikle iffet taşıyan kendisinden
sorumlu bacımmm!! ne işin var sanalda?? ne işin var chat sayfalarından??
sen evinde annenle babanla eşinle yavrunla islamı paylaşıyormusunkide
sanalda islami bilgiler paylaşıyorsun??
reel hayat bittide sanalmı kaldı?? git evine bir tencere çorba kaynat yavrunla eşine,annenle babana içir,
sonra vaktin kalırsa git üstüne farz olan ibadetlerini namaz gibi
ibadetlerini yerine getir!!
yinede vaktin kalırsa!! ve ilmine güveniyorsan git reelde
biçok cahil kardeşlerimiz var
onları bilinçlendir!!
ne o bana çokmu kızdınız?? hiç kızmaca darılmaca olmasın kardeşim!! bunlar acı ama gerçek olanlar!! şöyle bir silkelenin!! kendinize gelinn!! sen eyy ayşe!! sen eyy fatımaa!
hala nediye oyunda oynaştasın!! sende fatihler doğuracak yaştasınn!! en hayırlı ibadet kendine ve ailesine faydalı olandır!! şimdi siz erkek kardeşlerime geleyim!! sen eyy ahmett!! eyy mehmett!! sen nediye namahremin peşindesin?? islammı öğretmek istiyosun?? git eşine öğrett!!git yavruna öğrett!!
git annene öğrett!! git babana öğrett!! neymiş efendim islami bilgiler paylaşıyoruz!! yahu ALLAH aşkına islami bilgileri bu güne kadar paylaşa paylaşa
bi haller oldu bizee!!
islami bilgiler paylaşmaktan öte geçmedii!!! yahu islam yaşanmak için gelmedimii?? sen islamı yaşıyormusun kide birileriyle paylaşacaksın,maden içinde
islam ilmi kaynıyor!! git kardeşim reel de olanlara aktar!!
kendi cinsinden olana aktar!!
onlarda mahremlerine aktarsınlar!! islamın ruhu budur!! kimki bu ruh ile ruhlanmazsa!!
o cansız bir iskelettir!! o imanki ilahi cevheri ne büyüktür!! imansız olan paslı yürek sinede yüktür!! buraya yazdıklarım meclisten dışarıdır, böyle davrananlara hitaftır!! vesselam... April 11 EYY DÜNYA!!EYY FANİİ!!EY DÜNYA!!
sen bir gemi bense bir kaptan.
götürüyorum gittiğim yere,
hem sevaptan hem günahtan.
iş işten geçmiş fakat vesile olan şu şeytan!!
eyy insan oğlu durr korkmuyormusun ALLAH'tan!!
Her gönül bir sevgiliye müştaktır aslında, Ne var ki,kıblesi yanlıştır.
Bulduğunu sandığı şey,gerçekte aradığı değildir. Kimisi bir gözleri ahuya zebun, Kimisi bir gül yüzlü güzele meftun, Kimisi de ceylan bakışıyla mecnundur.
Bazısı dünyanın alayişine kanmış, Bazısı mala mülke aldanmış, Bazısı da hayal alemini gerçek sanmıştır. Oysa her birisi, “bir tek sevgili” Tarafından sınanmıştır.
Aşkı oku dediler, elif baya düştük biz, çölde idik nihayet bir vahaya düştük biz, bunca tefrikayı alem içinde, güya aşkı vehmettik, bin sevdanın peşinden bir sevdaya düştük biz, elif dedik!!lakin vav ol dediler, vav olmaya çalışırken elifide kaybettik biz!!
not elif;doğruluk demek, vav ise ;edep ve tevazudur,
vesselamüaleyküm...
Surda bir gedik açtık; mukaddes mi mukaddes! BİSMİLLAH HER HAYRIN BAŞIDIRBİSMİLLAH HER HAYRIN BAŞIDIR
GENÇLİĞE HİTABE...GENÇLİĞE HİTABE...
ÖRTÜNÜNÜN EY NAS!!Rabbimiz Bizim İyiliğimizi İstiyor! sizi örtünmeye çağırıyoruz
selam ve dua ile April 02 TESLİMİYYET!!Dedim: Çok yalnızım. Dedin: ... Ben ki sana çok yakınım. Bakara-186 Dedim: Evet biliyorum sen bana yakınsın ama ben senden uzağım, keşke ben de sana yakın olabilseydim. Dedin: Rabbini sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Araf-205 Dedim: Buda senin yardımını ister Dedin: ALLAH'ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Nur-22 Dedim: Tabii ki, beni affetmeni çok isterim. Dedin (Öyleyse)Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin. Gerçekten benim rabbim, esirgeyendir, sevendir. Hud-90 Dedim: Çok günahkârım, bu kadar günahla ben ne yaparım? Dedin:ALLAH'ın, kullarının tövbesini kabul edeceğini.. ve ALLAH'ın tövbeyi çok kabul eden ve pek esirgeyen olduğunu hâlâ bilmezler mi? Tevbe-104. Dedim: Defalarca tövbe edip tövbemi bozdum, artık yüzüm kalmadı. Dedin: ALLAH aziz ve bilendir, o günahları bağışlayan ve kullarının tövbesini kabul edendir. Ğafir-2/3. Dedim: Bunca günahım var,hangisinin tövbesini yapayım?! Dedin:ALLAH bütün günahları bağışlayandır. Zümer-53. ![]() Dedim: Yani yine gelsem yine beni bağışlar mısın? Dedin:ALLAH'tan başka günahları bağışlayacak olan yoktur. Ali İmran-135. Dedim: Ne kadar güzelsin ALLAH'ım! Bilmiyorum bu sözlerin karşısında niçin böylesine içim içime sığmıyor ve erimeye başlıyorum, seni çok seviyorum. Dedin: Şüphesiz ki ALLAH tövbe edenleri ve temizlenenleri sever. Birden "İlahım ve Rabbim benim senden başka kimim var" dedim. Sen de "ALLAH kuluna yetmez mi?" (Zümer-36) dedin. Dedim: Sen ki beni bu kadar çok seviyorsun ve bana karşı bu kadar iyisin ben ne yapabilirim? Dedin: Ey inananlar! ALLAH'ı çokça zikredin. Ve O'nu sabah-akşam tesbih edin. Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için üzerinize rahmetini gönderen Odur. Melekleri de size istiğfar eder. ALLAH, müminlere karşı çok merhametlidir. Ahzap-41/43. dedim: ALLAH'ım seni çok seviyorum. ve ''o'' kulunuda çok seviyorum.. March 22 HOŞ GELDİNİZNEYLERİM ÖLÜM BENİM BAŞIMDA,
UYUDUM UYANAMADIM OLACAK,
KİM BİLİR NERDE NASIL KAÇ YAŞIMDA,
Bİ NAMAZLIK SALTANATIM OLACAK TAHT MİSALİ O MUSALLA TAŞINDA...
![]() ![]() HÜKÜMSÜZDÜR
Yıkılmış Bir Hayatın
Harabeleri Arasında
Kaybolmuş Kimliğimi Arıyorum
!!!!!!!!!!!
FANİ DÜNYANIN PADİŞAHI DEYİLİZ!!
PARÇALANMIŞ GÖNÜL HİKAYESİNİ,
YAMAR GİYERİZ::...
HÜKÜMSÜZDÜR
![]() ![]()
Ey sevgililerin en Sevgilisi!
Yaşamanın tadı Seni bulmadaymış. Seven Sensin sevilen de … Sen’i bulan neyi kaybeder? '' Se’ni ''
seni bulan herşeyi bulmuş olur.
kaybeden ise zaten yok olur..
Acİz BiR KuL...
Her gönül bir sevgiliye müştaktır aslında, Ne var ki,kıblesi yanlıştır.
Bulduğunu sandığı şey,gerçekte aradığı değildir. Kimisi bir gözleri ahuya zebun, Kimisi bir gül yüzlü güzele meftun, Kimisi de ceylan bakışıyla mecnundur.
Bazısı dünyanın alayişine kanmış, Bazısı mala mülke aldanmış, Bazısı da hayal alemini gerçek sanmıştır. Oysa her birisi, “bir tek sevgili” Tarafından sınanmıştır.
“BİÇARE DERVİŞ” Günah hastalığının ilacı; Tarifi şöyledir; Tövbe kokusu ile istğfar yaprağını karıştır, Kalp havanında tevhid tokmağı ile iyice döv, İnsaf ve vicdan eleğinden geçir, Göz yaşı ile yoğur, Aşk fırınında pişir ve sabah akşam bol bol ye… Göreceksin günah hastalığından eser kalmayacak,, Hadi kolay gele…. ![]() ya ateş yerine su çıksaydı??
veyahudda su yerine ateşte çıkabilirdi??
hamd etmek gerekir her daim!
![]() Söyle neden susuyorsun, Bu suskunluk çaresizlikten mi? Yoksa uyulması gereken bir edep den mi? Ya da kelamsızlığın hüküm sürdüğü bir bahada mısın? Belki de heybende durumunun izahına uygun söz kalmamıştır. Ve yahut faniliğin yorgunluğu sinmiş iyiden iyiye lal diline. Şimdi susma haykır, avazın çıktığı kadar Sevgilerini, kırgınlıklarını, umutlarını, hayallerini… Bir sonraki vakte ertelediğin tövbelerini, Helallik alman gerekenlere seslensene, Hadi Sevdiklerine gel desene, Ya da seni bekleyenlere gelmiyorum. Çığlıklara bürüsene pişmanlıklarını, Gidişinle bom boş kalacak avlulara, İçten içe ettiğin ahları yankılandırsana… Söyle neden bakmıyorsun, Kör kuyuların derinliklerine mi saldı gördüklerin? Pişman mısın, yoksa maddedeki manayı görememekten? Oysa baktıkların göreceklerinin bir yansıması değil miydi? Ya da ferini mi kaybetti gözbebeklerin, Göz kapaklarına ağır mı geliyor artık fanilik. Yoksa derin uykuya mı teslim ediyorsun benliğini. Şimdi baksana hayran hayran baktıklarına Sana kalır sandığın dünyanın semasında gezdirsene gözlerini Dünyalıklara döktüğün onca gözyaşını bir kez de kendine akıtsana Meftun olduğun tan ağarışında, seher kızıllığında kaybolsana Adımlarınla aşamadığın mesafeleri gözlerinle aşsana Sevdiğinin gözlerine dalıp unutulmamayı haykırsana Suskun diline inat, lugat bilmeyen gözlerini konuştursana… Söyle neden duymuyorsun Bu güne dek duyduklarından mı korkuyorsun? Ya da duymak istemediklerin mi kaldı geride? Yoksa sessizliğin koylarında mı arıyorsun kaybettiklerini? Sessizlikte kendini mi buluyorsun? Şimdi aç kulaklarını dinle son söylenenleri, Arkandan yakılan ağıtları, gidişinin yüreklerdeki yankılarını Yüreğine dokunduklarının yürek yakan hitaplarını Kendine itiraf edemediğin pişmanlıklarını Seni uğurlayanların ayak seslerini Semada yankılanan sala namelerini Kubbeden senin için son kez hüzün türküsü söyleyen kuşları, Hiç değilse, başucunda esen veda rüzgarının uğultusunu duysana… ![]() Söyle neden dokunmuyorsun, Yoksa kollarında dünyalığın mecalsizliğimi hüküm sürmekte? Ya da ellerinden bir şeyler mi dökülüp gitmekte? Dokunduklarının sızısını mı hissediyorsun derinliklerinde? Şimdi sarılsana sarılmaktan doymadıklarına, Dokunsana gözyaşlarını yüreğine akıtanlara, Veda güllerini sevdiklerinin saçlarına dolasana, Benim dediklerini yanında getirsene Yüzüne savrulan toprakları ellerinle silsene Boşlukları dolduracak duvarlar örsene Hadi ne duruyorsun seni sürükleyen ölümün ellerinden Gücün yetiyorsa bir çırpıda ellerini çeksene… Söyle neden koşmuyorsun, Dizlerindeki takatsizlik ömür maratonundan mıdır? Varılacak son noktaya mı vardın? Yoksa hayatın hengamesin den yorulup düştün mü? İyiden iyiye yorgunluğa teslim mi oldun? Şimdi koşsana sevdiklerine, Ahiretini ertelediğin işlerine harcasana tüm takatini, Kalkıp gitsene seni bırakıp gidenlerin arkasından, Kaç sana köşe bucak kaçtıklarından, Bilinmez diyarlara yürüsene arkana bakmadan, Yorulmak bilmeyen ayaklarınla iyi amellere koşup, Yakanı bırakmayacak kötülüklerden kaçabildiğince kaçsana… Söyle neden hissetmiyorsun, Son nefesin koynuna mı saldın tüm hissettiklerini? Duran kalbine mi gömdün, seninle gömülecekleri? Sessizliğinden hissediliyor, son sözün sende olmadığı, Gözlerinden görülüyor, bilinmeyen ummanın sonsuz koyları, Duymak istemeklerinde duyuluyor, amansız günün sancıları, Avuçlarına bırakılıyor, sonsuzluğa akıp giden veda duaları, Yorgunluğundan anlaşılıyor, bu yolların uzun ve çetin oldukları, Duruşundan okunuyor, herkesin bir gün yaşayacakları… Ve çok çabuk unutuluyor, her canlının muhakkak ölümü yudumlayacağı… ![]() GÜLLER GÜZELİ
February 04 ((KINASIN DÜNYA))![]() kınasın dünya..
kınasın dünya halkları.. barış,uzlaşma formülleri arasın insanlar.. hümanizm çığlıkları atsın, bir yerlerde entel yavşaklar. yeni dünya düzenleri planlasın emperyalistler. geyik muhabbetiyle geçirsin ömrünü aydınlar. kılı kırk yarsın bakalım hukukçular. desinler ne diyeceklerse.. A yı,B yi öğretsin öğretmenler, körpe beyinlere. ![]() A deyince at,B deyince bıyık, hatırlatılsın bakalım yavrulara. terziler kravat diksin, frak diksin,tuvalet diksin baylara, bayanlara,balolar için,partiler için. berber fön çeksin,kuaför meç yapsın, perma yapsın saçlara.. tv.de gece keyfi sunsun medya, benliği çalınan kitlelerin ağız suyuna. ![]() kuyrukta bekletilsin emekliler,emekliliği boyunca bürokratlar,başsağlığı dilekleri yetiştirsin, grizulara kurban giden işçilerin ardından. komaya girsin sarhoşlar,ayyaşlar.. macit,oynaşını gezdirsin, banka kredisiyle aldığı mercedesle. figen,kanişini beslesin, avrupa patentli it yağıyla. genelevler dolup taşsın.. fahişelerden alınan vergilerle, yollar köprüler,barajlar yapılsın, imamların maaşları ödensin öyle mi?... ![]() kınasın dünya milletleri.. mekik dokusun arabulucular.. hoşgörüsünü esirgesin medeni hükümetler.. sosyal demokrat teorisyenler. varolsun vesaire güruh. insalcıllıktan dem vursun, köy enstitüsü kılıklı,demokrat zevat. sanat söylemleri versin,kıçı kırık teresler. rüşvet alsın kodamanlar, futbolcu,transfer hayalleri kursun, milyar kapısından. ![]() darbe hevesleri beslesin kursaklarında, fanatik laikçiler... öyle mi?... ![]() kınasın papa.. kınasın vatikan kilisesi.. ortodoks ruhani lider,.başhaham durmasın. lemalar tekzib etsin ne yazar? nota göndersin bilmem hangi devletin cumhur reisi. meclislerde,bütçe müzakereleri tartışıladursun, hararetle. ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() enflasyon alsın yürüsün. emisyon hacmi görüşülsün komisyonlarda. kapalı kapılar ardında pay edilsin milli araziler. afrikalı aç çocuklar için toplanan yardım malzemeleri, talan edilsin. hiç edilsin emek,haram helal gözetmeden, masa başlarında. yoksulun yiyeceği alınsın elinden, çöp bidonlarını yalasın, açlıktan nefesi kokanlar. amerikan bayraklı blue jeanlar giysin yeni yetmeler ateriyle oyalansın, kenar mahallenin sümüklü çocukları öyle mi?...kınasın dünya.. kınasın hicaz müftüsü.. conileri çağırsın,bir milyar müslümanın, kıblegahını korumaya.. sazlı sözlü petro-dolar alemler yapılsın, kutsal topraklar üzerinde.. esirgesin şeyhler kuruşlarını hayır için.. fetva üretsin,nabız şerbeti niyetine, fetva makamları. sultanların gölgesinde gölgelensin. hurma yemenin kırk bin faziletini, kırk bin ciltlik kitaplarda anlatsın, şerhini düşsün icabında öyle mi?... kardeşlerimin tekbir nidaları, bayıltırken fesleğenleri.. başını döndürürken zirvelerin, eritirken granit kayaların yüreğini, öyle mi?.. ![]() ![]() kardeşlerim tahin ekmeğini bölerken 14 e ayın 14 üne yakalanırken dağlarda, 14 lülerle taranırken vahşice, daha 14 ünde vurulurken.. öyle mi?... ![]() ![]() ![]() kurşun ağırlığını omuzlarında taşırken kul olmanın.. tevhidi bir hayat arzusu kavururken içlerini, sızım sızım, barut ve kanla örerken,hayat dantelasını öyle mi?...devlet başkanının alnı, secdeye değiyormuş bir ülkenin. bana ne! kardeşlerim gömülürken topluca mezara, ölümün,işkencenin envai çeşitleri uğruyorken can evlerine, faiz oranları düşüyormuş başka bir ülkede, bana ne! kardeşlerim,çocuklarını yetim, eşlerini dul bırakıp, dağlarda bir kavgaya tutuşuyorken ölümüne, bir ülkede artık esanslar alkolsüz üretiliyormuş.. kime ne! ![]() yetimler,öksüzler,dullar, şehit anaları,şehit babaları, "inna lillah ve inna ileyhi raciun" hükmüne razı olurken. rızk endişesini,ellerinin tersiyle kenara itmiş, onca yoksulluğa rağmen. şeker bayramları hararetle kutlanıyormuş , bir ülkede hala. kime ne!
February 03 DUAaşk duası izlemek için tıklayınızRabbim Bir insan koy kalbime Ama o insan seninde sevdigin olsun Ikimizin uzerinde Senin elin olsun Bana öyle gözler göster ki Ben o gözlerden sana bakayim
Bana öyle bir sevgili ver ki O gözler cennete acilan iki pencere olsun Onunla öyle bir yolda yürüyelim ki Kilavuzumuz sen olasin ey Rabbim
Öyle bir sevgili verki bana Ona sarildigimda kainat bize baksin Birbirine sarilsin
Sevgimiz kurtla kuzulari baristirsin Bize bakip seytan Adem'e secde etsin Günah sevap ugruna kendini feda etsin Olüler birer birer uyansin sevgimizle
Bize öyle bir sevgi ver ki Rabbim! Sevgimizde Muhammed sevilsin
Öyle sevelimki birbirimizi Hz. Hatice göklerden bize seslensin Ve desin ki; "Bak ya Muhammed bak su sevgililere onlar bizde... Bizde onlardayiz.
Bak Askimiz birkez daha yasaniyor yer yüzünde.. Allah Askimizi öyLe cok seviyorki binlerce insana yasatıyor
ACİZANE GÖNÜLDEN SÖYLEŞİ Sordum, niçin nazlısın? Dedi, bu tedbir almaktır.
Sordum, tedbirin gereği ne?
Dedi, aşkı yoklamaktır.
Sordum, buna gerek var mı? Dedi, bu işte lazımdır.
Dedim, gönlünüz geniştir?
Dedi, gönülsüzler vardır.
Sordum, zayıflar no’lacak? Dedi, vefa taşımaktır.
Sordum, mahrum olan kimdir?
Dedi, münkir münafıktır.
Sordum, kalbin işi nedir? Dedi, aşkla ağlamaktır.
![]() Sordum, aşkın sırrı nedir? Dedi, yarda yok olmaktır. ![]() Sordum, yarin isteği ne? Dedi, samimi olmaktır. ![]() Sordum, samimiyet nedir? Dedi, hep yâre bakmaktır. ![]() Sordum, bu nasıl olacak? Dedi, nefsi bırakmaktır. ![]() Sordum, asıl dava nedir? Dedi, has kulluk yapmaktır. ![]() Sordum, bunun yulu nedir? Dedi, Habib’e uymaktır. Sordum, tavsiyeniz nedir? Dedi, zikre sarılmaktır?
![]() Sordum, zikrin aslı nedir? Dedi, Allah’la olmaktır.
Sordum, buna çare nedir? ![]() Sordum, dostlar neyi sever? Dedi, hizmete koşmaktır. ![]() Sordum, hizmetten gaye ne? Dedi, nefsini kırmaktır. Sordum, işin aslı nedir?
Dedi, mert insan olmaktır.
....................................................................................................................................................................................... SEN'LE SOHBET... ...................................................................... Lamelif
..........................................................
Moralin mi Bozuk?
.........................................
Ben beni birakirsam bile; "Eğer Allah'ı (c.c) hakkı ile tanısaydınız,dualarınızla dağlar yerinden oynardı". HZ.Muhammed (sas) :((
February 02 K U T S A L E M A N E T L E RBURAYA TIKLAYINIZ VE İZLEYİNİZ
Altın Hırka-i Saadet sandığı
Gecenin bir vakti Babüssaade’nin büyük demir tokmakları vurulur. Burası Osmanlı’nın idare merkezi Topkapı Sarayı’nın orta kapısıdır ve bu kapıdan içeride padişahla yakın adamları yaşamaktadır. Kapıağası Hasan Ağa, nöbet yerinden kalkar, Babüssaade’nin demir kanatlarını aralar. Kalabalık halde gelenler Arap elbiseli, Arap sîmâlı nûranî şahıslardır. Silah kuşanmışlar, ellerine bayrak almışlardır. Kapının yanında da dört nûranî kimse durmaktadır. Bunların ellerinde de birer sancak vardır. Kapıyı vuran şahsın elinde ise padişahın ak sancağı bulunmaktadır. Rüyasında Hasan Ağa’ya der ki: “Bu gördüğün Resul’ün (sas) ashabıdır. Bizi Resul (sas) gönderip selam etti ve buyurdu ki; ‘Kalkıp gelsin! Haremeyn hizmeti ona verildi. Bu gördüğün dört kimseden bu Ebu Bekr-i Sıddîk, bu Ömerü’l-Faruk, bu Osman-ı Zinnureyn’dir. Seninle konuşan ben ise Ali bin Ebu Talib’im. Var Selim Han’a selam söyle.” Birkaç saat sonra yanına geldiklerinde Hasan Ağa’yı gördüğü rüyanın ağırlığından şaşkın halde bulurlar. Önce hastalandığını sanırlar. Terden sırıksıklam olmuş elbiselerini değiştirirler. İki Cihan Sultany’nın doğumuna sahne olan mekan
MüHz. Muhammed (sas) yabancı devlet reislerine İslam’a davet mektupları yazdırırken taşı akikten, halkası gümüşten yüzük şeklinde bir mühür yaptırmıştı. Bu mühür sıra ile Hz. Ebubekir’e, Hz. Ömer’e ve Hz. Osman’a geçmiş, ancak Hz. Osman tarafından Eris isimli kuyuya düşürülmüş ve günlerce aranmasına rağmen bulunamamıştır. Tarihçiler bu mührün kaybolmasından sonra Müslümanlar arasındaki birliğin bozulduğuna, devam edip gelen fitnelerin o zaman ortaya çıktığına dikkat çekerler. Hz. Osman bunun üzerine aynı yazıyı taşıyan başka bir mühür yaptırarak kullanmıştır. Mukaddes Emânetler arasında bulunan ve Bağdat’ta ele geçirilerek İstanbul’a getirilen mührün bu mühür olduğu tahmin edilmektedir. 1 cm. uzunluğunda olup, kırmızı akik taşından yapılmıştır. Üzerinde kûfî hatla “Muhammed Resulullah” yazan bu mühür hakkedilmiştir
Nalın-ı Saadet
Rasûlullah’ın (sas) arş üzre basan mübarek ayaklarına değmekle şereflenmiş sandalet tarzı ayakkabılardır. Taban kısımları, birkaç kat tabaklanmış deri ya da köselenin dikilmesiyle oluşur. Ayağı bilekten ve üstünden kuşatan kayışların yanı sıra biri baş parmakla yanındaki parmak, diğeri de orta parmakla onun yanındaki parmak arasından geçen iki tane bandın bulunması en bariz özellikleridir. Nalın-ı Saadetlerin resminin bile berekete sebep olacağına inanılır, evlere, işyerlerine asılırdı. Hırka-i Saadet Dairesi’nde Nalın-ı Saadetlerle birlikte bunların metal ve ahşaptan modelleri de bulunmaktadır. (Küçük resim: Na’l-i Saadet Mahfazası)
Sakal-ı Şerif
Cenab-ı Peygamber Aleyhisselâm traş olduğu zaman saç ve sakal telleri ashab tarafından toplanır, hatıra olarak saklanırdı. Veda Haccı’nda traş olurken de Resûlullah’ın (sas) saç telleri çevresindeki ashabı tarafından kapışılmıştı. Bunlardan biri de alnına düşen saçları almak için Allah Resûlü’ne (sas) rica eden Halid bin Velid’di. Halid bin Velid, bu saç tellerini ölünceye kadar sarığının arasında taşıdı. Yemame Savaşı devam ederken başından sarığı düştü. Hazreti Halid, yere düşen sarığını almak için canını düşünmeden düşmanlar arasına daldı. Etrafındakiler bu hali garipseyerek ikaz ettiklerinde “Ben bunu başlığımın kıymetinden dolayı yapmıyorum. Fakat onun içinde Peygamber Aleyhisselâm’ın saçı bulunduğu için müşriklerin eline düşmesini istemiyorum. Ben onu hangi tarafa yönelttimse orası fetholundu.” dedi.
PEYGAMBER EFENDİMİZİN ( SAV) SANDALETİ
PEYGAMBER EFENDİMİZİN (SAV) KILICI |
Filistin'de Düğün Var Anne. Ama Ben Gidemiyorum…
Oct. 14
cengizhan NEDÜNDE GİZLİDİR NEDE YARINDA SAKLI OLAN HİÇ BİR ŞEY YOK DUR BENİM İÇİN.
Ben miyim karanlıklar içinde , yoksa karanlık mı benim içimde ? Güneşi mi kaybettim yoksa güneş mi unuttu doğmayı ?Gecenin sessizliği mi çınlayan kulağımdaki yoksa sensizliğin içindeki sessizlik mi çığlık çığlığa bağıran?Ben miyim çıldıran yoksa sensizlik mi beni benden alan?Kelimeler mi yetmiyor anlatmaya yoksa ben miyim sevgimi anlatamayan sana?
Her Lafa Verilecek Bir Cevabım Vardır Önce Lafa Bakarım Laf mı Diye Sonra Söyleyene Bakarım Adammı Diyeüç kuruşluk adama beş kuruşluk değer verirsen seni arda kalan iki kuruş için satar.....
NE ZAMAN Kİ, DENİZLER GÖL, GÖLLER DENİZ OLURSA, KAYALARDA NÜLİFER, AĞAÇLARDA GÜL BİTERSE, GÜNEŞ KARARIR, AY ÇİMENLER ÜSTÜNE DÜŞE
Oct. 7
minciyewrote:
Aug. 19
![]() Ne olur Allahim ! Günah islerken alma canimi.., Tevbe ederken al.., Veya bir hayir islerken,senin rizan için.. Allahim ! Inan zor,cok zor bu savas.., Seytan zeki,nefsim ahmak,ben yavas.. Oyle bir an geliyor ki , Deniz bitti,umut karaya vurdu diyorum.., Rahmetin yetisiyor imdada..,oluyor bana yoldas.. Ah bir kuvvetlendirebilsem imanimi.., Nefs’imi istedigim galiba bir sokabilsem.. Yazikki imanla küfür atbasi gidiyor.. Bitiş çizgisine çok kalmadi biliyorum.. Ipi gögüsledigimde, Iman olsun o gösün içinde.. Ne olur Allahim ! Kafir olarak alma beni huzuruna.., Yak gerekirse su günahkar bedenimi.. Yillarca cehenneminde.., Ama son nefeste imanla al canimi,ne olur Allahim !.. Merhamet et su günahkar kuluna, Canim feda kitabinin ,Habibinin yoluna.. Biliyorum günahkarim,isyankarim ben ama, Rahmetinin büyüklügü umudum, Beni nefs’imin ve seytanin eline birakma Allahim !. IRAK - IRAQ ![]() ÇEÇENİSTAN - CHECHNYA FİLİSTİN - PALESTINE ![]()
DOĞU TÜRKİSTAN - EAST TURKESTAN ![]() Sevdiğin birini yitirince bir yanın onunla beraber topraga koyulur..Harabe bir ev gibi buruk bir yanlızlığa esir olur yureginiz hep kanar kanar ruhunuzda tufanlar olur!Eviniz, yureginiz, hayatiniz da eksiklik hissedersiniz!!Öyle bir yara ki üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin genede canını yakar.Acisi hafiflese de hep daha fazla boslugunu yoklugunu yureginizde tasirsin..Öyle bir yaraki iyileştiğinde bile kanar.Bir daha gülemeyeceğini,asla hafifleyemeyeceğini sanırsın.Karanlıkta el yordamıyla ilerler gibi akar hayat. Önünü göremeden,yönünü bilemeden,sadece şu anı kurtararak..Gönlünün kandili sönmüş,zifiri gecede kalmışsındır.Ama işte ancak böyle durumlarda, iki göz birden karanlıkta kalınca, bir üçüncü göz açılır insanda.Kapanmayan bir göz...Ve ancak o zaman anlarsın ki bu alem sonsuza dek sürmeyecek. Hazandan sonra başka mevsimler, bu çölden geçince nice vadiler gelecek;bu ayrılığın ardından da ebedi vuslat ile sevdigimize kavusacagiz...
July 17
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيمZALİMİN ZULMÜ VARSA MAZLUMUNDA ALLAH`I VAR..BUGÜN KORUMASIZ KIMSESIZ HALKA ZULMETMEK KOLAY..YARIN HAK KIN DİVANI VAR...Rahman ve Rahim olan Allah'ın adı ile
ALLAH(cc) RIZASI İÇİN ÇİN MALLARINI ALMAYALIM 30 milyon Müslüman Türk’ün, dert sofrasından yiyip içtiği acılı bir coğrafyadır Doğu Türkistan… ‘’Öz yurtlarında parya ‘’ olan bu insanlar, senelerdir zulmün en kallavisini işkencenin en agrini görüyorlar… ![]() ’Eğer siz İslam’la ilgilenmezseniz, İslam sizinle ilgilenecek
July 16
EY HER ÂNININ ölümüyle lezzetindeki elemi tattığı halde hâlâ den’i olana hırsla sarılan nefsim!
Sanki dünya olmuşsun da ömrünün kıyamete kadar süreceğini vehmedip habire erteleyip duruyorsun. Heyhat! Nice kıyametler kopmuş başına da farkında değil misin? Yakın olan her geleceğin aslında gelmiş olduğunu bilmiyor musun? SİNCAN DEĞİL, DOĞU TÜRKİSTAN…
Etnik sorunlarda çok hassas(!???) , soykırımı sorunlarında kül bırakmayan BATILI İNSAN HAKLARI KORUYUCULARI nerededirler? Konusmak isterdim Konusmak yeterli olsaydi... Kelimeler yutulup, Kalbe inebilseydi.. Göz göremedigini görse, Akil akledemedigini... Belki o zaman Daha az üzülürdük Bir hüzün nöbeti sirasinda Kör ve sagir ve dilsiz olmak Yeniden yorumlanirdi bize.... Ve biz `kendimiz` olurduk; Anlayan, Anlatan Anlasilan HAKKINI SAVUNAN ...
July 10
el-AKSA!!!
Gözlerimden Bir Damla Yas Aksa; Adı AKSA Olsa... Ne de Rahmet dolardi gökteki bulutlara,coşa gelir ve yağardı yağmurlar Kudüs’ün yanık bağrına… Ahh yerlerin minik mücahidleri, ahh göklerin şanlı şehitleri… öpmek isterdim o taş atan minik ellerinizi teker teker. Belki o zaman elleriniz hüzün dolu bağrımı teskin eder. Ahh Şeyh Ahmet Yasin, senin gülüşünle gülerdim hep. Sarıldım hayaline, asr-ı saadetten günümüze taşıdığın kokuna doyardım. Ne de büyüktü yüreğin senin, tüm ümmeti kucaklardı çolak ellerin, öpülesi ellerin… Sokakları düşer aklıma Gazze’nin. Barut, kan ve cesetlerin arasında dirilen, direnen; o kökleri ta cennete, dalları yüreğimizde kutlu sevdanın mubarek, mukaddes, muvahhid erlerini görür gibiyim yanımda. Bağrında bir kurşunla cennete “selam” diyenlerin şehadetini ve meleklerin onlara şahitliğini işitir gibiyim. Okul çıkışlarında, oyun sahalarında taşa karşı mermi oynayan cennet gözlü çocukların tekbirlerine eşlik ederim. Düşerim yollara, kahpe Yahudi’nin inancını boğarım, var gücümle… Ruhum bir siper olsa ve kurtulsa Aksa… Bir damla kanım Aksa, cennete kadar, şahitliğe kadar, şehitliğe kadar el-AKSA!!!
July 4
سْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُمْ مُصِيبَةٌ قَالُوا إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ
Güllerin Efendisi dediler ya Sana.. Gülleri sevmem bundandır. Gülizarlarda dolaşıp üzerime çiğ çiğ gül kokuları yağsın demem bundandır. Hasretlik bir sevdayı güllerle bezenmişçesine içime çekişim ve her hayal kırıklığında Senin kırık kalbini hatırlayışım bundandır efendim..
July 3
''İsLaM DaVeTçİsİ'' .wrote:
vealeykümselam,mübarek.
hangi resim olduğunu pek anlayamadım
lakin profil resmi size mi ait bunumu demek istiyorsunuz??
eğer öyleyse buna engel olalım inş..
July 2
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲارَّحْمَنِارَّحِيمYETİMLERİ ve KİMSESİZLERİ KORUMAKşimdi yetim kaldım şimdi garip oldum!Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in yetimler hakkındaki hadîs-i şerîşerinden bir kısmı şöyledir: “Ben ve yetimi himâye eden kimse cennette şöylece beraber bulunacağız.” buyurmuş ve işâret parmağıyla orta parmağını, aralarını biraz aralayarak göstermiştir. (Buhârî, Talâk 14, 25, Edeb 24) “Bir kimse, müslümanların arasında bulunan bir yetimi alarak yedirip içirmek üzere evine götürürse, affedilmeyecek bir suç işlemediği takdirde, Allâh Teâlâ onu mutlakâ cennete koyar.” (Tirmizî, Birr, 14) “Bir kimse sırf Allâh rızâsı için bir yetimin başını okşarsa, elinin dokunduğu her saç teline karşılık ona sevap vardır.” (Ahmed bin Hanbel, V, 250)
Bir imtihandır yetim. Yiyen, içen, yürüyen, konuşan bir imtihan. Dul annesine, dedesine, amcasına, babasının din kardeşlerine, insanlığa imtihandır. Kazanırken herkesinin kazandığı, kaybederken ise, yetimden önce öbürlerinin kaybettiği bir imtihan. mala esaretimizin olup olmadığı, “benden doğmasa bile bana ait” çocuklarımın, bağrıma basacak bebelerimin olup olmadığını test eder. İnsan ve mal yan yana geldiğinde neyin öne geçeceğini test eder. İnsanla başlayan ve onunla devam eden bir imtihanın adıdır o. Yetimlikle iç içeyiz. Kimse bir yetimin torunu olmadığını belgeleyemez. Bu ümmetin peygamberi de yetim geldi. Yetimi korudu, yetimi kollamayı vasiyet etti. Rabbi ona emretti o da ümmetine. Yetimi okşadı. Yetim babalarına cennet vaat etti. Cennette kendisine iki parmağın yakınlığı kadar yakın bir konum vaat etti. Yetim olabilirdim, o ezikliği ve eksikliği yaşayabilirdim. Babalı büyümenin şükrü olarak bir yetime kefil olma ve ona yürek açma vefası göstermek kendini anlamış olmaktır. Yetimle sabrımız ölçülür; insanların neredeyse kendi çocuklarına tahammül edemedikleri bir zamanda, dinden ve insaniyetten kardeşimiz olan “elin çocuğu”nun yerli yersiz sıkıntılarına ne kadar tahammül edebileceğimiz ölçülür. İman ettiğimiz Rahman Rabbimizin rahmetinden payımıza ne düştüğü ölçülür. Bunun için yetim rahmettir, sabırdır, ispattır, imtihandır. Sadaka vermenin, Allah yolunda infakın en verimli alanlarından birisi yetime bakmak, onun hayatına kefil olmaktır..
July 1
FURKANwrote:
Esslamın aleyküm abi sayfanı inçeledim.Çok beyendim Allah'a emanet ol.
Buda benim sana yazdığım bir yazı ama benim beğendiğim bir yazıdır:
Her Tövbe Bir Müjdedir... Hz. Peygamber A.S. Efendimiz şöyle buyurdular: Bir adam bir günah işlemişti. “Allahım günahımı bağışla!” diye yalvardı. Bunun üzerine Allahu Tealâ şöyle buyurdu: “Kulum bir günah işledi ve günahını bağışlayacak, onu günahından dolayı hesaba çekecek bir Rabbi olduğunu bildi.” Adam bir daha günah işledi ve tekrar, “ey Rabbim, günahımı bağışla!” diyerek Allah’tan af diledi. Yüce Mevlâ aynı sözü bir daha buyurdu. Bu adam tekrar günah işleyip yine af dilediğinde ise şöyle buyurdu: “Kulum bir günah işledi ve günahı bağışlayacak, onu günahından dolayı hesaba çekecek bir Rabbi olduğunu bildi. Ey kulum! Ne yapsan da ben seni affettim.” (Buharî, Müslim) * * * Bu müjdeli ifadeler insanı günah işlemeye değil, tevbeye teşvik ediyor. Zira hadis-i şerifte açıkça bildirilen engin rahmetin sebebi, günahtan hemen sonraki yakarış ve tevbe. Evet; insanoğlu hata ve günah işlemeye meyilli. Bunun sebebi ise yaradılışndaki zayıflık. Ama onun bu kusuru her an büyük bir avantaja dönüşmeye de elverişli. Kalpten, gösterişsiz, samimi bir yakarış ve özür, işte merhametliler merhametlisi Rabbi’nin hoşnutluğu. O hoşnutluğun ardında ne mi var? Tabii ki ebedi mutluluk ülkesi...
June 18
zeynepwrote:
Dünya müminin zindanıymış,
Bunaldım bu zindandan Allah’ım!
Yüreğimdeki sevgini öyle büyüt, öyle büyüt ki,
Aşkım miracım olsun Allah’ım, Aşkım miracım olsun!
Kalbim bir Burağa dönüşsün ve beni alıp sana getirsin.
Yedi kat göğü aşkınla aşıp huzuruna varayım, Huzurunda başımı secdeye koyayım,
sonsuza dek hep öyle kalayım yarab!
Öyleyken bir kere nazar et,
Bir kere “Kulum!” de, kendimden geçeyim yarab!..
Ey Azrail! Sen ne güzel bir meleksin!..
Beni vuslatıma erdirir misin?
Sevgili’ye götürür müsün beni?
Ey bizleri yoktan aşkıyla vareden şanı yüce Allah’ım!
Beni aşkınla varettiğin gibi, aşkınla yaşat ve aşkınla yanına al!
Ya Fettah! Gönül kapılarımı sevgine aç!
Ya Latif! Bana sevgini, mağfiretini,
bana cennetini, cemalini lutfet!
Sevdiklerini sevmeyi nasip et Allah’ım!
Ya Vedud! Ey sevgiyi vareden, sevgiyle vareden!
Ey aşkı yaratan!
Aşkın kaynağı, Aşkın merkezi, Aşkın ve aşıkların kıblesi!
Ey en çok seven ve en çok sevilen,
Ve sevilmeye en çok layık olan Allah’ım!
Ey En Büyük Sevgili! Bana sevgini bahşet!. CUMANIZ MÜBAREK OLSUN HERDAİM HAYIRLA KALINIZ
May 29
BeRAt BeRAtwrote:
'Ama biz tenhalaşmıyoruz ki ' dedi genç
kız gözlerini yere indirirken....
Biz sadece sohbet ediyoruz..... Konuşuyoruz güncel mevzulardan, yazıdan ve
kelimeden, gidişattan... zaman zaman havadan ve sudan… bazen derinlemesine,
bazen öylesine… ama saatlerce.... Oysa neydi tenhalaşmak; kötü karakteri şeytan olan üç kişilik bir film seti… Ya da iki kişinin şeytana yol haritası çizdiği bir yarışın en önde seyreden otomobili… Bir yalnızın iki olabilmek adına
nefsinde verdiği "kalbim temiz" brifingleri. .. kimine göre bir
kapıyı kapatmak kadar basit bir eylem... kimine göre tüm kapalı kapıların
üstüne kilitlendiği yarı karanlık bir sofa...
Oysa ona göre sadece bir odada yalnız bırakılmışlık haliydi
tenhalaşmak… bir bay-bir bayan; masa, koltuk ve sehpa, duvar, halı ve
pencere…vs… oysa yaşanan neydi; bir bay-bir bayan; ekran, kablo ve teller,
kodlar, 01 ler, adresler…vs…
May 18
RıZa BeRKaN GüLeRwrote:
![]()
إِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالْإِحْسَانِ وَإِيتَاءِ ذِي الْقُرْبَىٰ وَيَنْهَىٰ عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِ ۚ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ İnnallâhe ye’muru bil adli vel ihsâni ve îtâi zîl kurbâ ve yenhâ anil fahşâi vel munkeri vel bagy(bagyi), yeizukum leallekum tezekkerûn(tezekkerûne). Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. Nahl 90 Sadakallahülazim / Allah doğru söyledi
Sana bir dua eden
olsun...
![]() "Dünya
çok kısa... Ahiret sonsuz olunca, sonsuzun yanında asırlar bile kısa
kalır. Çok kısa küçük hayırcıklar, az bir şey. Asıl hayır ahiret
hayrı..." (02. 02. 2001 - Avustralya, Esat Coşan Hocaefendi) "İslâm'a
hizmet her Müslümanın görevidir; sadece hocaların, müftülerin,
vaizlerin, hafızların değil... Her mü'min, kendi meslek alanında ve
kendi eğitim birikim, imkan ve müktesebatı (edindiği bilgiler)
miktarınca, elinden geldiği kadar İslâm'a ve Müslümanlara faydalı işler
yapmaya çalışmalıdır, bu ağır yükün bir kısmını üzerine almalıdır ki,
İslâm payidar olsun, gelişsin, yayılsın, güçlensin. Bunun şerefi,
sevabı, mükâfatı çok büyüktür. Rabbim cümlenize bu mazhariyeti (şerefi)
nasib eylesin!" (İslam Dergisi, Halil Necatioğlu,. Mart 1998)
May 15
███▓HÜLYA███▓wrote:
![]() ![]()
May 14
ismail durmazwrote:
http://www.youtube.com/watch?v=AxalPNBFfJA&feature=related http://xat.com/nurdestesi http://www.radyodavet.com.tr i.D 4 http://www.ismaildurmaz.tr.gg/Ana-Sayfa--.htm http://www.youtube.com/watch?v=MnjhsvMhYig http://mehmetselimpolat.blogcu.com/hanif-dosyasi_25945491.html http://blip.tv/file/817240?utm_source=aolvideo&utm_medium=aolvideo http://blip.tv/file/816909 http://blip.tv/file/582948 http://blip.tv/file/811657 http://cid-0e370d0cafc12be7.spaces.live.com/default.aspx?sa=738469586 http://islami-sohbetler.blip.tv/file/564718/ http://audici.blogcu.com/ebu-hanife-online-izle_34573671.html http://feeds.feedburner.com/Islami-sohbetler http://h1.ripway.com/ayancikzaviyeky/Diziler/EbuHanife.htm http://ilahi.wordpress.com/tag/kuran/ http://dini-sohbetler.blogspot.com/2008/01/islamda-namaz-ahmet-mahmut-unlu.html http://tumfilimler.tr.gg/Dini-Filimler-2.htm http://www.islamiforum.info/Dini-Filmler/Mal-ve-Para-Sevgisi-72.html
http://blip.tv/file/636517/ http://islami-sohbetler.blip.tv/#671560 http://www.cubbeliahmethoca.tv/ http://teymiyye.blip.tv/#1375015 http://yehutube.com/yehutube.ex
![]() ![]() ![]() ![]() CENNETİN ANATTARI NAMAZDIR NAMAZ ALLAH HEPİNİZDEN RAZI OLSUN
Müslümanın Hayatında Namaz İbadetin Önemidir...![]()
Apr. 30
Gönlümün gülü .wrote:
Apr. 30
ÇıTkIrILdIm _81wrote:
ALLAH"IM
BU GÜN ÖMRÜMDEN, BİR SANİYE, BİR DAKİKA, BİR SAAT, DAHA BİTTİ... ALLAH"IM Senin sevdiğin şeylere bakmıyorsa bu gözlerim, Gözlerimi kapat ALLAH"IM... Senin sevdiğin şeyleri, Söylemiyorsa bu bu dilim, Dilimi tut ALLAH"IM... Senin sevdiğin şeyleri, Tutmuyorsa bu ellerim, Ellerimi tut ALLAH"IM... Senin sevdiğin yerlere gitmiyorsa bu ayaklarım, Ayaklarımı yürütme ALLAH"IM... Seni anmıyorsa bu KALBİM, Kalbimi durdur ALLAH"IM... BU GÜN ÖMRÜMDEN, BİR SANİYE, BİR DAKİKA, BİR SAAT, DAHA BİTTİ... ALLAH"IM... Yazarı..Aciz çıtkırıldım_81...
Apr. 11
iremhanwrote:
Herkesin yalnış bildiği ve günlük hayatta çok yalnış, anlamı dışında kullanılan bir söz bu; Haydan gelen huya gider... Bu söz, günlük hayatımız içinde "kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar" gibi bir anlam yükleyerek kullandığımız bir atasözüdür... Oysaki bambaşka bir sözdür bu ve bambaşka bir anlam içerir....
Bu cümlenin aslı; "Hayy'dan gelen Hu'ya gider" dir... Yani,Yüce Mevla'mızın "Hay" ve "Hu" sıfatları kastedilerek, " Her zaman diri olan Rab'den gelen yine o Rabbe dönecektir." manasına gelen bir sözdür... "İnna lillah ve inna ileyhi raciun" ayetinin tasavvuftaki karşılığıdır.. SELAM VE DUA İLE ABİİ.CIKTIĞINIZ BU YOLCULUKTA SİZE VE EŞİNİZE MUTLULUKLAR DİLERİM
Dec. 25
ÇıTkIrILdIm _81wrote:
Bu zamanın gençlerine neler tavsiye edersiniz?
Hekimoglu Ismail diyor ki: 1.Bizim gençlerden istediğimiz birşey var. Gençlerin büyük adam olmasını istiyoruz. Sizler aradığınız nizamı bulmaya değil kurmaya geldiniz. Büyük olması gereken gençler büyük adam olmak için şunları yapması gerekir: İlk başta içkiden, kumardan ve kız arkadaştan uzak kalmalıdır. Sonra namaza muntazam bir şekilde devam etmeli ve lisan öğrenmelidir. Böyle kıymetli insanlar yetişecek ve bu kıymetli insanlar milletin devletin dertlerine derman bulacaklardır. Şunu bunu tenkit etmek bu niye böyle, şu niye böyle demek yerine biz ne yapacağız? Onu sormak lazım. Bazı insanlar ben başbakan olsam der. Başbakanlığı bırakıp mahvolmamanın çaresini bulmak lazım. Bugün herşey insanın düşmanı olmuş. Kahvehaneler, bartlar, meyhaneler, plajlar, açık saçık kadınlar...vs. Bunlardan nasıl korunacağız? Onların çaresini aramak lazım. Zira her günah bir bataklıktır. Günahlara batanlar kaybolup gidiyor. Bugün devleti kurtarmaktan ziyade kendimizi nasıl kurtaracağız? Onu düşünmeliyiz. Kendini kurtaran insanlar devlete de millete de faydalı olur. 2.Ahiret var mıdır? Ölüm hiçlik ve yokluk mudur? soruları şuanki genç neslin kafasını çok sık kurcalıyor. Bu tür sorulara ne dersiniz? Bu dünyayı yaratan Allah (c.c) bir başka dünyayı da yaratmıştır. Ona ahiret denir. Ölüm hiçlik ve yokluk değildir. Ölüm ebediyen yaşamaktır. Herşey ölüp ölüp dirilmektedir. Ölüpte dirilmeyen birşey gösteremezsiniz. Bakın ölü gıdalar yiyoruz. Diri diri geziyoruz. Ölmüş gıdaları midemizde dirilten Allah (c.c) ölmüş insanları da diriltecektir. Ölüm uykuya benzer. Uykuda yatıyoruz cenaze gibi. Ölüm de derin uykudur. Başka aleme geçeriz. Orda dünyanın hesabını veririz. Ölüm kötü olsaydı, ölür müydü peygamberler. Demek ölüm kötü değilmiş! ![]() Müslümanların bayramı olan cumanız mubarek olsun Selam ve dua ile..
Nov. 14
iremhanwrote:
Sözlerim bittiğin/de..
..Sözler düğüm oldu dilde.. ..Yaş kalmadı, kurudu gözde.. ..Diken battı, "gül"üm durmadı elimde.. ..Aşk doldu gönülde, doldu da taştı bile.. ..Susmak, çâre miydi ezelde.? ..Yoksa, devâ mıydı zâhirde.. ..Bilemedim ey cân.. ..Aslâ bilemeyecem de.!
" birimiz şarkta, birimiz garpta, birimiz mazide, birimiz müstakbelde, birimiz dünyada, birimiz ahirette olsak biz birbirimizle beraberiz"
Nov. 8
iremhanwrote:
Bir et parçasının temayülleri Kalp:
selam ve dua ile Bİ.....
Nov. 7
iremhanwrote:
![]() Bu gece başka bakıyor karanlık gözlerime. Ağır ağır iniyor zaman yolculuktan yormuş sanki yüreğini. Bu gece bir başka ağarıyor saçlarımın solgun renkleri, Uysun diye tenimin rengine. Alnım secdede buz olmuş Vefasızlık bellediklerim ellerimde. Ellerim diyorum; Titrek mum ışığına mukabil, sorgudan sefil kaçaklıklara gebe. Her zerresi örtülse de tenimin saklanmıyor oyunbozanlar, Herşey alelade yerlerde. Gözlerim telaşlı hayret Hayret ki bakamıyorlar titrek ellerime Gel diye haber salmıştın rüyalarımda. En sevgilinle şereflendirip garip uykularımı artık gel demiştin. Ay şavkını kıskandıran yüzünü gör de cana gel demiştin. Duyamadım Gelemedim Dönemedim… Şimdi hangi yusufçuk havalansa göklere, Sessiz bir ağıtla ağlar olmuş gözleri.Benim adım kahır olmuş Seccademde hüzün izleri. Eksik bir şeyleri tamam kılamayan ruhum, Kısılmış tenha yanılgıların kumpaslarına. Günümün gecemin feri kaçmış, solmuş benzi harcanışlarda. Nebinin kimselere benzemez suretini kucaklatıp, Gül kokuttun hicranımı. Yine yaktın, yine ateşlere attın vefasızlığımı. Çığlıklarım usluca sığınmış bu defa geceye, Sus olmuş… Tufana takılan saçlarım, Tutulması imkânsız deli taylar gibi yalnızlığa koşuyor. Bir tek senin adın tamam kılıyor her şeyi, ardında bir şey bırakmıyor. Bu yalnızlık bitmez diyorlar, biliyorum. Yüreğimde koca bir ateş oysa. Adın tenimi yakıyor. Adın canıma değiyor. Şükür kaçkını dillerimi en kor alevlerle dağlasalar, Unutup yalancı suretlerle aldattığım yüreğimi, Yusuf ‘un karanlıklarına salsalar, Kurtulamam İbrahim gibi yangınlardan bilirim. Canım eriyor damla damla, Tesbihim ağlıyor. Ve bir ah içerimi dağlıyor.
Nov. 6
iremhanwrote:
Beraberlik - bir ömür boyu... Yaşlı bir bey, sabah erken evinden çıkmış, yolda ilerlerken, bir bisikletlinin çarpmasıyla yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış. Sokaktan geçenler yaşlı beyi hemen en yakın sağlık birimine ulaştırmışlar. Hemşireler, önce pansuman yapmışlar ve 'biraz beklmesini ve röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini' söylemişler. Yaşlı bey huzursuzlanmış; "acelesi olduğunu, röntgen istemediğini" söylemiş. Hemşireler merakla acelesinin nedenini sormuşlar. "Eşim huzur evinde kalıyor. Her sabah birlikte kahvaltı etmeye giderim, gecikmek istemiyorum" demiş. "Eşinize haber iletir gecikeceğinizi söyleriz" deyince. Yaşlı adam üzgün bir ifade ile "Ne yazık ki karım Alzheimer hastası hiç bir şey anlamıyor, hatta benim kim olduğumu dahi bilmiyor" demiş. Hemşireler hayretle "Madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden hergün onunla kahvaltı yapmak için koşuşturuyorsunuz?" diye sormuşlar. Adam buruk bir sesle "Ama ben onun kim olduğunu biliyorum" demiş. Haftanın Sözü "Çiçek sulandığı kadar güzeldir, Kuşlar ötebildiği kadar sevimli, Bebek ağladığı kadar bebektir. Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin, bunu da öğren, Sevdiğin kadar sevilirsin.....selam ve dua ile abii
Nov. 3
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|